Saffet Öğe

Çocukluğumdan beri çok şehir gezdim, çok yer gördüm. Türkiye’nin en doğusundan en batısına kadar birçok noktasında bulundum. Bu gezilerde güzel insanlar tanıdım, güzel dostluklar edindim. Çok tecrübeler edindim. İyi ve kötü birçok anı biriktirdim. Heybemi olabildiğince çok doldurdum. Yine bir gün Görev gereği Gaziantep ‘e yolumuz düştü. Antep’e bundan 4 yıl önce üniversite öğrencisi iken gitmiştim. En çok sevilen şeyi baklavasını da yemeden gelmedik tabi. Çelebioğlu baklavacısı yeşil ve bol fıstıklı diye anılan dükkan oradan yemiştik. 4 yıl önce gittiğimiz o yer aklıma geldi Antep sokaklarında gezerken. Arkadaşlara dedim bir yer var yeşil ve bol fıstıklı ama adını bilmiyorum. Sonra düştük yollara arıyoruz ama başka bir yeri, tabi ki gördüğüm her yeşili o dükkana benzetiyorum. Navigasyon ile geziyoruz Antep’in en meşhur caddesinde Sonra bulduk Çelebioğlunu ve girdik anlattım anılarımı 4 yıl olmuş dükkan çok değişmiş dedim. Fazla uzatırsam canınız çeker şimdi herkese baklava ısmarlamak kolayda onları Antep’de ağırlamak zor  o nedenle kısaca geçiyorum. Oradan çıktık ve kalacağımız otele gittik. Bize demişlerdi “Antep’te otelde kalınmaz” dedik niye ama anladık otellerde yıldız yok ve fahiş fiyatlar var. Bir oteli seçtik ve konakladık ama otel diyorum dikkat edin ertesi gün göreceklerim kendimden utandığım hani o oteli beğenmediğim düşüncelere kızdığım, insan olduğumu hatırlayıp Allah’a şükrettiğim bir gün olacaktı ama ben nereden bilebilirdim.

Gün ağardı kahvaltı yaptık tabi biz yine beğenmedik çünkü çay kaçaktı ve tatlıdan başka hiçbir şey yoktu çeşitlerde, atıştırdık ve çıktık o otel görünümlü havlularını da kullanmadığım binadan. Yolumuz bir kardeşlik diyarı Türkiye’nin ne kadar güçlü ne kadar güzel ve ne kadar dost bir ülke olduğunun göstergesi Nizip kampına gittik. Orada neler olduğunu anlamadık ama benim ilgimi çeken şey orada bulunan çadırlarda Sudi Arabistan Krallığının logosunun yer alması oldu. Nizip kampı bir mülteci kampıydı. Suriye ve Iraktan gelen kardeşler kalıyordu. Konteyner kent olarak dizayn edilmiş ve güvenlik önlemi çok üst düzeydi. Çünkü orası uluslararası bölgeydi. Çocukları bir çadırda topladılar ve onlara top dağıttılar, forma dağıttılar. Orada bir futbol kampı kurulmuş gençlerin sosyal uyumu için çaba sarf ediliyordu. Ve bu kamptan ayrıldık yolumuz Islahiye Mülteci Kampı’naydı. Orada konaklama yapacaktık. Nizip’i gördükten sonra dedik çok ilginç bir ortama gidiyoruz. Bildiğiniz bütün her şeyi unutun dedik kendimize. Orada düzen farklıydı, yaşam zordu ama imkanlar çoktu.

dokunmak lazım azizim, kalplere dokunmak lazım.

Islahiye 2

Bizi kapıda gören bir teyze hiç unutmuyorum, anaa bizim Türkler değil mi bunlar diye seslendi bize. Şaşırdık tabi ama uzun bir süre güldük. İçeri girdik bizi kalacağımız yere servis ile götürdüler. Erkek ve Bayan ayrı ayrı konaklayacağımız yerleri temizledik ve ortamı gezmeye çıktık. Tabi bizim geleceğimizi haber alan daha önceden gelen gruplara yardım eden Türkçe-Arapça bilen gençler geldi. Onlarla tanıştık sohbet ettik ve kamp düzeni hakkında bilgi aldık. Onlar çocuktu ama onların farkı vardı Türkçe biliyorlardı. Ertesi gün kampta düzeni öğrenmek istedik. Her yer ama her yer çocuktu. Sonra bunun sebebini kamp müdürü ile görüştüğümüzde anladık. Kampın neredeyse %53 ü çocuk nüfusuydu.

Kampta Suriye ve Türk yönetimleri ayrı ve eğitim sistemleri de ayrıydı. Bu sistemde gençleri tespit edip onlarla etkinlik yapmamız gerekiyordu.

Gönül isterdi ki uzun uzun paylaşayım ancak bazı gizlilik kuralları gereği anlatamıyorum. Ancak bazı fotoğraflar paylaşacağım onlardan durumu görmeniz mümkündür.

 

Hayatımda gördüğüm en temiz duygularla bana sarılan insanlardan birisi…

Bu kahve benim hayatımda içtiğim en anlamlı kahvelerden, içinde çok büyük dertler ve hatıralar barındıran kokusu ile 40 yıl sürecek bir dostluk kardeşlik ve iyi niyet nişanesi olarak hayatımda kalacak.

 1 Makalemi Beğendiniz mi?

    Yazıyı Paylaşın:

Saffet ÖĞE
Administrator
1991 yılında Konya’da doğdum. 2009 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Elektronik Bölümünde lise eğitimimi tamamladım. Marmara Üniversitesi Mekatronik Bölümünü kazandım ve 2013 yılında buradan mezun oldum. 2012 yılında Mekatronik Eğitimi Bölümü öğrenci temsilcisi seçildim. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi öğrenci temsilcisi seçilerek Marmara Üniversitesi Öğrenci Konseyi Yönetim Kuruluna girdim. İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü'nde Gençlik Lideri olarak işe başladım. 2015 yılı Ekim ayından itibaren Kocaeli Uluslararası Gençlik Merkezi'nde Gençlik Lideri olarak çalışmaya devam etmekteyim.

QR:  Ensar – Muhacir
Mekale Adı: " Ensar – Muhacir "
Kategorisi ve Yazarı: " Seyehat " kategorisine " " tarafından eklemiştir.
Tarihi ve Kelime Sayısı : " 06 Ocak 2017 " tarihinde eklemiş ve " 657 " kelime mevcuttur.
Okunma ve Yorum Sayısı : " 1.448 " görüntüleme ve " 0 yorum " yapılmıştır.
  Yorumlar
  Cevap Bırakın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Tweetle